Turgay Şeren Kimdir?
Turgay Şeren, Türk futbolunun efsanevi kalecilerinden ve teknik direktörlerinden biridir. Futbolculuk kariyerinin tamamını Galatasaray'da geçiren Şeren, 'Berlin Panteri' lakabıyla anılmıştır. Hem kulüp hem de milli takım düzeyinde birçok başarıya imza atmış, futbolu bıraktıktan sonra teknik direktörlük ve spor yorumculuğu yapmıştır. Türk futboluna katkıları nedeniyle Süper Lig'in 2016-17 sezonuna 'Turgay Şeren Sezonu' adı verilmiştir.
Türkay Sabit Şeren, 15 Mayıs 1932'de Ankara'nın Keçiören ilçesinde doğdu ve 7 Temmuz 2016'da İstanbul'da vefat etti. Türk millî futbolcu, teknik direktör, futbol yorumcusu ve spor yöneticisi olan Şeren, kaleci pozisyonunda görev almış ve futbolculuk kariyerinin tamamını Galatasaray'da geçirmiştir. İsmi, Mustafa Kemal Atatürk tarafından Türkay olarak konulmuştur. İlkokul eğitimini Çorlu'da tamamladıktan sonra Galatasaray Lisesi'ne parasız yatılı olarak devam etti. Lise yıllarında babasını kaybeden Şeren, öğretmenleri ve arkadaşlarının telaffuzuyla 'Turgay' adını kullanmaya başladı ve 1952 yılında liseden mezun oldu.
Futbolculuk kariyerine liseden mezun olduktan hemen sonra Galatasaray'da başladı. Lisedeyken forvet oynayan Şeren, teknik direktör Peter Molloy'un yönlendirmesiyle kaleciliğe geçti. A takımdaki ilk lig maçına 30 Ekim 1949'da Vefa karşısında çıktı. 6 Kasım 1949'daki Fenerbahçe derbisi, Galatasaray formasıyla yediği ilk golü barındırıyordu. 1949-50 sezonunda 9 lig maçında görev alırken kalesinde 7 gol gördü. 1950-51 sezonunda 22 lig maçında 11 gol yedi ve 11 maçta kalesini gole kapattı. 1951-52 sezonunda 12 lig maçında 12 gol yedi ve 6 maçta gol yemedi. Bu dönemde profesyonelliğe geçmeyi tercih etmeyerek amatör statüsünü korudu. 1952-53 sezonunda 14 lig maçının tamamında görev alarak 9 gol yedi ve 7 maçta kalesini gole kapattı. 1953 Temmuz'unda Galatasaray ile beş yıllık profesyonel sözleşme imzaladı. 1953-54 sezonunda 14 lig maçında 19 gol yedi. 1954-55 sezonunda 15 lig maçında 7 gol yiyerek Galatasaray ile ilk İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğunu yaşadı. 1955-56 sezonunda 15 lig maçında 16 gol yedi ve 7 maçta kalesini gole kapattı, bu sezon da İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğunu kazandı. 1956-57 sezonunda Şampiyon Kulüpler Kupası'nda Dinamo București'ye karşı takımının Avrupa kupalarındaki ilk maçında görev aldı. Bu sezon 18 lig maçında 19 gol yedi ve 6 maçta gol yemedi. Federasyon Kupası'nda 12 maçta 9 gol yedi ve 5 maçta gol yemedi. 1957-58 sezonunda 18 İstanbul Profesyonel Ligi maçının tamamında görev alarak 10 gol yedi ve üçüncü İstanbul Profesyonel Ligi şampiyonluğunu elde etti. 1958-59 sezonunda 7 lig maçında kalesini gole kapattı. Bu sezon kaburgasındaki kırık nedeniyle bir süre sahalardan uzak kaldı ve River Plate'ten transfer teklifi alsa da Galatasaray'ın bonservis bedeli talebi nedeniyle transfer gerçekleşmedi. 11 Nisan 1959'da Demirspor karşısında kariyerindeki ilk Millî Lig maçına çıktı. Bel kemiğindeki çatlak nedeniyle Fenerbahçe ile oynanan şampiyonluk maçının ikincisinde oynayamadı ve bu durum üzerine kaptanlığı alındı, 500 TL para cezası aldı. Ancak takım arkadaşları tarafından kaptanlık görevi kendisine iade edildi. 1959-60 sezonunda 26 lig maçında 26 gol yedi ve 10 maçta kalesini gole kapattı. 1960-61 sezonunda 38 lig maçının 36'sında kaleyi korudu, 16 gol yedi ve 22 maçta kalesini gole kapattı. 1961-62 sezonunda 36 lig maçında 16 gol yedi ve 22 maçta kalesini gole kapattı. Bu sezon 7 Haziran 1962'deki Beşiktaş maçında kariyerindeki ilk ve tek kırmızı kartı görerek oyundan ihraç edildi ve sezon sonunda ilk Millî Lig şampiyonluğunu kazandı. 1962-63 sezonunda 28'i lig olmak üzere 39 resmî maçta 32 gol yedi ve 20 maçta kalesini gole kapattı. Bu sezon ikinci Millî Lig ve Türkiye Kupası şampiyonluğunu yaşadı. 1963-64 sezonunda kolunun kırılması nedeniyle sezonun kalan maçlarında oynayamadı. 1964-65 sezonunda 20'si lig olmak üzere 23 resmî maçta 16 gol yedi ve 10 maçta kalesini gole kapattı. Sezon sonunda Türkiye Kupası şampiyonluğunu kazandı. 1966-67 sezonunda 10'u lig olmak üzere 14 resmî maçta görev aldı ve 21 gol yedi. 11 Haziran 1967'de Karşıyaka karşısında futbolculuk kariyerinin son resmî maçına çıktı. 2 Temmuz 1967'de Lev Yaşin'in de yer aldığı bir jübile maçıyla futbolculuk kariyerini noktaladı. Galatasaray'da toplam 369'u lig olmak üzere 405 resmî maça çıktı.
Millî takım kariyerine 28 Mayıs 1950'de İran ile oynanan hazırlık maçında başladı. 17 Haziran 1951'de Batı Almanya deplasmanında yaptığı kurtarışlar sonrasında 'Berlin Panteri' lakabını aldı. 1950-1966 yılları arasında Türkiye A millî takım formasını 46 kez giydi ve 35 kez kaptan olarak sahaya çıktı. Ülkenin katıldığı ilk FIFA Dünya Kupası olan 1954 FIFA Dünya Kupası'nda takımın birinci kalecisi olarak mücadele etti.
Futbolculuk kariyerini sonlandırmasının ardından teknik direktörlüğe başladı. 15 Haziran 1968'de Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğüne getirildi ve 1968-69 sezonunda takımı ligi 6. sırada tamamladı. 30 Mayıs 1969'da görevinden istifa etti. 4 Kasım 1969'da Vefa'nın başına geçti ve takımı ligde son sıradan 13. sıraya taşıdı. 9 Haziran 1970'te Vefa'dan istifa ederek 10 Haziran 1970'te Samsunspor ile anlaştı. 9 Mart 1971'de Samsunspor'dan istifa etti. 29 Ağustos 1971'de yeniden Mersin İdman Yurdu'nun teknik direktörlüğüne getirildi ve 1971-72 sezonunda takımı ligi 7. sırada tamamladı. Şubat 1973'te Mersin İdman Yurdu'ndaki görevi sona erdi. 15 Şubat 1974'te tekrar Vefa ile sözleşme imzaladı ve sezon sonunda görevinden ayrıldı. Birkaç yıllık aranın ardından, 25 Eylül 1979'da Galatasaray'ın teknik direktörlüğüne getirildi. Takımı ligde son sıradan 13. sıraya yükseltti ve Türkiye Kupası'nda finale taşıdı. 5 Mayıs 1980'de Galatasaray'daki görevinden istifa etti.
Teknik direktörlük kariyerinin yanı sıra futbol yazarlığı ve yorumculuğu da yaptı. 2001-2004 yılları arasında Telegol programında yorumculuk yaptı. Star gazetesinde yazarlık yaptıktan sonra Medya24 adlı web sitesinin kuruluşunda yer aldı. Daha sonra Akşam gazetesinde görev aldı. 1993-2013 yılları arasında Türkiye Profesyonel Futbolcular Derneği başkanlığını yürüttü. 2011-12 sezonunda Türk Telekom Stadyumu'nda düzenlenen 'Galatasaray Efsanelerini Anıyor, Türk Telekom Dünyaya Duyuruyor' projesi kapsamında anıldı ve plaketle ödüllendirildi. 7 Temmuz 2016'da İstanbul'da vefat eden Turgay Şeren'in cenazesi Zincirlikuyu Mezarlığı'na defnedildi. Ölümünün ardından Süper Lig'in 2016-17 sezonuna 'Turgay Şeren Sezonu' adı verildi.
Özel hayatında üç evlilik yaptı. İlk evliliğini 1954'te Emel Dramalı ile yaptı ve bu evlilikten Celâl adında bir oğlu oldu. 1966'da boşandıktan sonra 1967'de Arzu Şeren ile evlendi ve bu evliliğinden bir kızı dünyaya geldi. Daha sonra Fatma Füsun Şeren ile evlendi ve bu evliliğinden Emre ve Can adında iki oğlu oldu. Ağabeyi Oğuz Şeren 2005'te, eşi Fatma Füsun Şeren ise 2013'te vefat etti.

